4 Mayıs 2011

Barcelona ve Real Madrid'in Unutulmayan Maçları







Aynı şehrin takımları değiller. Rekabetleri de zaten buradan gelmiyor. Bir tarafta kraliyet ailesi tarafından kurulmuş, diktatör Franco’nun gözbebeği Real Madrid, diğer tarafta ise Katalan halkının özgürlük simgesi ve en büyük gururu FC Barcelona. Bir futbol maçından beklediğiniz her ne varsa, çok daha fazlasını bulabileceğiniz, nam-ı diğer “EL Classico”. Dünyanın en çok izlenen maçlarının başında gelen bu derbiler, sadece bir futbol müsabakası olarak görmek yanlış olur. “Futbol asla, sadece futbol değildir” tanımını en tok haliyle hem sahada hem saha dışında görebiliriz. Bir asrı aşkın süredir devam eden bu ezeli rekabet dünya futbol tarihine geçen birçok olaya ev sahipliği yağmıştır. Tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda neden El Clasico’nun bu kadar önemli olduğunu görmemizi sağlayacak çok sayıda örnek bulmak mümkün.

3 Şubat 1935 Real Madrid – Barcelona
“En gollü La Liga maçı”

El Clasico tarihinin en farklı ve en gollü maçlarından birine sahne olan bu maçın sonucunun 8-2 Real lehine olacağı aslında kimsenin aklına gelmezdi. Real her ne kadar favorisi olarak gösterilse de Barcelona’nın böyle bir hezimete uğraması aslında şaşırtıcıydı. Sanudo attığı dört golle yıldızlaşırken, dönemin ünlü ismi Lazcano da üç golle hezimetin mimarı olmuştu.

19 Ekim 1941 Real Madrid – Barcelona
“Barca kovaladı, nefesi yetmedi”

Real Madrid kendi evinde ağırladığı Katalan ekibini 4-3’le geçmiş olsa da hakemin son düdüğüne kadar sahada adına yakışır bir mücadele yaşanmıştı. Real adına Albiza’nın attığı gole Calvet’le karşılık veren Barca, Benito’nun kendi kalesine attığı golle soyunma odasına 2-1 mağlup gidiyordu. İkinci yarının başında Belmar’la farkı ikiye çıkartan Madrid ekibi beş dakika sonra kalesinde Raich’in attığı golü gördü. Dakikalar 70’i gösterdiğinde tekrar sahneye çıkan Albiza farkı tekrar ikiye çıkartmayı başarmıştı. Katalanlar adına 87’de Gracia’nın attığı gol maçın son dakikaların inanılmaz bir mücadeleye sahne olmasına sebep oldu. Barca birçok gol pozisyon bulmasına rağmen maçı çeviremedi ve başkentten 4-3’lük mağlubiyetle dönmek zorunda kaldılar.

25 Ocak 1943 Barcelona – Real Madrid
“Beş beşlik bir maç”

La Liga maçında evinde Real’i ağırlayan Barcelona Alonso’nun henüz maçın başında attığı şok golle 1-0 geriye düştüler. Çabuk toparlanan Katalanlar beraberliği yakalasa da Alday Real’i bir kez daha öne geçirmeyi başarmıştı. İkinci şoku da atlatan Barca Martin(24,40), Escola ve Valle Mas’ın golleriyle devreyi 4-2 önde kapatmayı başarmıştı. Ancak ikinci yarıda daha baskılı oynayan ekip Real Madrid oluyor ve maçı 4-3’e getiriyordu. Ancak maçın sonucunu Botella ve Mardones belirliyordu. Kazanan yok ama tam 10 gol vardı.

13 Haziran 1943 Real Madrid – Barcelona
“Franco böyle buyurdu”

General Franco’nun adına düzenlenen kupanın yarı finalinde eşleşmişti ezeli rakipler. Barca’nın o zamanki stadı Les Corts’ta 3-0 kazanmıştı Katalanlar. 13 Haziran 1943’teki rövanş maçında ilk yarı bittiğinde skor 1-1’di ve pek de umutlu değildi Real Madrid taraftarları. Barcelona soyunma odasında sevinçli bir telaş vardı ikinci yarı öncesinde. O sırada kapı açılır ve içeri Devlet Güvenlik Teşkilatı başkanı girer ve “Birçoğunuzun İç Savaş’taki suçlarını futbolcu olduğunuz için sildik. Sakın bunları yeniden ortaya çıkarmamıza izin vermeyin” der ve odadan çıkar. Barcelonalı futbolcular, soğuk duşun ardından sahaya çıkarlar. Real Madrid beklenenin üzerinde bir performans ortaya koymaya başlar. Barcelona ise oyundan düşmüştür. Maç bittiğinde tabela 11-1’i gösteriyordu.

25 Mart 1945 Barcelona – Real Madrid
“Katalanların 5 gollü intikamı”

El Clasico’da tarih yazma sırası bu sefer Katalanlar’da idi. İlk yarısı Cesar’ın golüyle 1-0 Barca üstünlüğüyle biten maçın ikinci yarısında adeta Katalan fırtına vardı. Cesar, Bravo, Escola ve Gonzalvo’nun golleriyle sahadan 5-0’lık tarihi bir skorla ayrılıyordu Barcelona.

25 Ekim 1953 Real Madrid – Barcelona
“Di Stefano’lu El Clasico dönemi”

Arjantin ve Real Madrid tarihinin en önemli golcülerinden Alfredo Di Stefano’nun ilk El Clasico maçı olması dolayısıyla ayrı bir önemi vardır bu maçın. Zira Barcelona ile anlaşmak üzere iken devreye giren dönemin Real Madrid başkanı Santiago Bernabeu Yeste Di Stefano’yu Real kadrosuna katmayı başarmıştı. Stefano ve Barcelona açısından önemi daha da arttırıyordu bu durum. Real Madrid maçı 5-0 kazanırken, Di Stefano iki gol atıyordu bu maçta. Artık Real Madrid ve Barcelona arasındaki rekabette bir dönüm noktası olacaktı bu.

9 Kasım 1960 Real Madrid – Barcelona
“Madrid’ Katalan freni”

Bu iki ezeli rakip sadece kendi liglerinde değil Avrupa kupalarında da birçok kez karşı karşıya geldiler. Derbi tarihinin bu önemli maçı Şampiyon Kulüpler Kupası ikinci tur ilk maçıydı. O dönem Avrupa’da fırtına gibi esen Real Madrid art arda 5 Avrupa şampiyonluğu kazanmış ve bu kupada kendi evinde oynadığı15 maçı da kazanmıştı. Bu seriye son verme şerefi Katalanlar’a nail olacaktı. İşte bu Madrid için daha büyük bir hayal kırıklığıydı. Madrid’de 2-2 biten maç galibiyet serisinin sonu olurken, rövanşı 2-1 kazanan Katalanlar ezeli rakiplerini de kupa dışına itiyorlardı.

27 Ocak 1963 Barcelona - Real Madrid
“Puscas’ı tutamamanın sonu”

Real Madrid’in ligi domine ettiği 60’lı yılların unutulmaz derbilerinden birine ev sahipliği yapıyordu Barcelona. Bu maça damgasını vuran göbeğiyle ünlü Ferenc Puskas oluyordu. Macar futbolcu eşsiz stili ve zekâsıyla rakiplerin korkulu rüyasıydı. 3 gol gönderiyordu o büyülü akşamda Barca kalesine. İspanya’ya ilk geldiğinde hem Barça hem de Real’le sözleşme imzalayan Di Stefano’nun bir sezon Barça’da, diğer sezon Real’de oynamasına karar vermişti Federasyon. Barcelona hakkını devredince Di Stefano gerçek bir Real Madrid efsanesi haline geldi. İşte o maçta da 1 gol gönderdi Barcelona kalesine.  Diğer gol Gento’dan. Barcelona arada Re ile beraberliği sağlasa da 5-1’lik ağır yenilgiden kurtulamadı.

17 Şubat 1974 Real Madrid – Barcelona
“Crutff ve total futbol, diktatöre karşı”

60’lı yıllardaki Real Madrid fırtınası 70’li yıllarla beraber yerine Barcelona’ya bırakıyordu. Total futbolun mucitleri Rinus Michels ile Johan Cruyff Avrupa futbolunu sallıyorlardı adeta. Real Madrid içinse iyi bir sezon değildi belki ama başlarına geleceklerden habersizdiler. 30. dakikada Asensi, Barca’yı öne geçirdi. 39’da sahneye Cruyff çıktı. Hollandalı uzun yıllar unutulmayacak bir gol attı. İkinci yarıda yine Asensi, Perez ve Perulu Sotil. Real Madrid’e kendi evinde 5 gol atıyorlardı. General, o günlerde maçın etkisinden mi bilinmez iyice hastalandı. Krallığı Juan Carlos’a bırakıp kenara çekildi ve 1 yıl sonra öldü. Katalanlar bu hikâyeyi Franco’nun yıkılışı olarak da anlatırlar.

31 Ocak 1987 Barcelona – Real Madrid
“Lineker fırtınası”

1986 Dünya Kupası'nın yıldızı ve o sezonun Altın Ayakkabı ödüllü yıldız futbolcusu Lineker, 1986-1987 sezonunda rekor bir transfer ücreti karşılığında Barcelona'nın yolunu tutmuştu. İngiliz yıldız, takımının Real Madrid'i 3-2 mağlup ettiği maçta unutulmaz bir performansa imza atmıştı. Hat-trick yapan Lineker’in attığı goller hala hafızalardaki yerini korur.

8 Ocak 1994 Barcelona – Real Madrid
“Cruyff ve rüya takımı”
Johan Cruyff'un rüya takımı, Camp Nou'da ağırladı Real Madrid'i Brezilyalı efsanevi golcü Romario'nun 3 gol atarak yıldızlaştığı, Ronald Koeman ise hafızalardan silinmeyecek bir frikik golü attığı maçı 5-0 kazanan Katalan ekibi, seyircisi önünde tarihi bir galibiyet almıştı.

7 Ocak 1995 Real Madrid – Barcelona
“Bu sefer 5’in adı: Real Madrid”

Bu tarihten tam 364 gün önce Camp Nou'da alınan 5-0'lık galibiyete cevap vermek için çıktı sahaya Real Madrid. Ivan Zamorano'nun hat-trick yaparak yıldızlaştığı maçta rövanş alındı ve bu maçta unutulmazlar arasına girdi. Bu sefer 5-0 kazanan Madrid oluyordu.

2001-2002 UEFA Şampiyonlar Ligi Yarı Finali
“Yüz yılın eşleşmesi”

O dönem bu eşleşme spor otoriteleri tarafından “yüz yılın eşleşmesi” olarak adlandırılmıştı. Aslında öyle de oldu. İlk maç Camp Nou’daydı. Real ikinci yarıda Zidane ve McManaman’ın attığı gollerle evine 2-0’lık avantajla dönüyordu. Madrid’deki rövanş maçında Raul takımını öne geçirirken, Helguera’nın kendi kalesine attığı gol maçın sonucunu ve finalin adını belirliyordu. O sezon ezeli rakibinin geçen Real Madrid kupayı da kaldırarak büyük bir başarıya imza atmıştı.

23 Kasım 2002 Barcelona – Real Madrid
“Kesik domuz kafası”

Bu maçın yeri sadece El Clasico’da değil Avrupa futbolunda özel bir yeri var. Portekizli yıldız Figo astronomik bir ücret karşılığı Real’e transfer olunca Barcelona’da hain ilan edildi. Bu da onun ilk derbisiydi Camp Nou’daki ve sahaya atılan yabancı maddelerden biri 0-0’lık skorun önüne geçmekte zorlanmadı. Barcalı bir taraftar sahaya domuz kafası atarak Figo’ya olan öfkesini gösteriyordu. Üzerinde Portekizli’nin resmi olan sahte dolarlar ve viski şişesi de diğer Figo öfkesinin simgesiydi. Real Madrid yöneticilerinden Jorge Valdano, bu unutulmaz maçın ardından yaşanan olay hakkında "Bu, İspanyol futbol tarihine kara bir leke olarak geçmiştir" diye konuşarak durumu özetlemişti.

19 Kasın 2005 Real Madrid – Barcelona
“Madrid taraftarı Ronaldinho’yu alkışlarken”

Genç yıldız adayı Messi, Eto’o ve Ronaldinho’nun yıldızlaştığı maçta Katalanlar Real’i 3-0’la geçiyorlardı. İki gol atan ve muhteşem bir futbol oynayan Ronaldinho Santiago Bernabeu’da ayakta alkışlanarak El Clasico tarihine geçiyordu.

10 Mart 2007 Barcelona – Real Madrid
“Küçük devin ayak sesleri”

Çok kritik bir maçta karşı karşıya geldi iki ezeli rakip. Real Madrid puan farkını kapatırken, Barcelona ise düşüş yaşıyordu. 3-3 biten bu maçta Arjantinli yıldız Lionel Messi'nin damgası vardı. Takımının 3 golüne de imza atan Messi, dünya futboluna adını yazdıracağını göstermişti.

7 Mayıs 2008 Real Madrid – Barcelona
“Şampiyona Katalan alkışı”

Şampiyonluğunu ilan eden Real Madrid derbiyi de kazanıp tabiri caizse cila atmak istiyordu. Raul, Robben, Higuain ve Nistelroy’un golleriyle 4-1 kazanarak istediklerini de elde ettiler. Ancak maçın en güzel anı Barcelonalı futbolcuların saha çıkan şampiyon Real Madrid’i alkışlamaları oldu. Bu fotoğraf tarihteki yerini ve önemini kaybetmeyecek şüphesiz.

2 Mayıs 2009 Real Madrid – Barcelona
“Madrid’de utanç ve hezimet”

Şampiyonluk yolunda rakibini kovalayan Real için farkı kapatma, Barca içinse neredeyse garantileme maçıydı. Sahada inanılmaz bir futbol vardı. Skor tabelası da bu inanılmaz oyuna nispet yapıyordu ve maçı 6-2 Katalanlar kazanıp şampiyonluğa ulaşıyorlardı sezon sonunda. Henry ve Messi ikişer gol atarken diğer goller Pique ve Puyol’dan geliyordu. Real’in gollerini ise Ramos ve Higuain atmıştı.

29 Kasım 2009 Barcelona – Real Madrid
“Messi mi Ronaldo mu”?

Sezona şampiyon kadrosuna İbrahimovic transferiyle başlayan Barcelona kaldığı yerden devam ediyordu. Ancak bu sefer karşılarında Avrupa’nın en pahalı oyuncusu apoletiyle kadrosuna kattıkları Ronaldo, Brezilyalı yıldız Kaka ve Fransızlar’ın genç golcüsü Benzema’yı transfer eden Real Madrid vardı. Dünyanın en iyi iki futbolcusu olarak gösterilen Messi ve Cristiano Ronaldo düellosundan kimin galip geleceği merak konusuydu. Maçı Katalanlar İbra’nın tek golüyle kazanmayı başarmıştı.

29 Kasım 2010 Barcelona – Real Madrid
“Önce o eli indir Mourinho”

Yıldız transferlerine rağmen Barcelona’nın gerisinde kalan Real, sezon başında takımın başına dünyanın en iyi teknik direktörlerinde Jose Mourinho’yu getirmişti. Hal böyle olunca Portekizli’nin ilk El Clasico’su da merakla bekleniyordu. Ancak Mourinho beklemediği bir mağlubiyet tattı, 5-0. David Villa (2), Xavi, Pedro ve Jeffren’nin golleriyle, Real evine ağır bir mağlubiyetle dönmüştü. Bir sezon önce Mourinho Inter’le bu stattan Şampiyonlar Ligi finaline yürümüş ve tribünlere şov yapmıştı.

0 yorum: