17 Ekim 2011
Hiddink ve Çetin
Milli takımlarla ilgili genel sorun, kimin oynayıp, kimin oynamayacağıdır. Hiddink'ten öncesine baktığımız zamanda da bunu defalarca görmüştük. Fatih Terim, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Mustafa Denizli... Bu isimlerin hepsine ve daha da önce teknik direktörlük yapmış hocalara ve bundan sonrasına da, benzer eleştiriler getirilmiş ve getirilecektir. Bu Türk takımına özel bir durum değil aslında. Avrupa'nın önde gelen ülkelerinde, futbolcu seçimlerinde de benzer eleştiriler yaşanmıştır.
Hiddink'in durumu da benzer elbette. Ama ona dair eleştiriler biraz daha farklı. Türkiye'de geçirdiği zamandan tutun da oynattığı futbola kadar her şeyi eleştirilen bir adam konumunda. Play off'u geçemez ve 2012 Avrupa Şampiyonası'na gidemezsek, ertesi gün atılacak manşet bile belli: "Hiddink hoca falan değil." Kariyeri ise bunun tam tersini söylüyor. Dünyanın elit kategorisinde yer alan teknik adamlardan biri aslında Hollandalı. ama bize sökmez cv'sinde ne yazdığı. Bizim futbola bakışımız sonuç odaklı olduğundan, birçok elit hocayı kovabilmiş bir ülkeyiz.
Milli ve kulüp takımlarında hoca seçimi yapma konusunda pek başarılı olduğumuz söylenemez. Son dönemde bunların sayısız örneğini Spor Toto Süper Lig takımlarında gördük. Buna dair en güzel örnekleri de üç büyükler bize gösterdi zaten. İstatistiki bilgiler vermeye gerek yok. Aragones, Del Bosque, Rijkaard bu isimlerden birkaçı sadece. Adını yazdığım teknik direktörlerden hepsinin kupalarını yan yana koysak buradan İspanya'ya yol olur. Ama hepsi yönettikleri takımlardan kovuldu. Bu durum onların kötü teknik adam olduğunu göstermez. Her başarılı teknik adamın gittiği takımı şampiyon yapacak diye de bir kural yok elbette. Nasıl ki sevişmek için bir ten uyumu lazımsa, futbolda başarı için de bazı uyumlar lazım. Ya büyük paralar verip isim transfer edeceksiniz, ya da takımınızdaki futbolcuların oynayabileceği sisteme en yakın adamı alır, takımın başına getirirsiniz. Biz genelde ilkini yapıyoruz.
Hiddink'in durumu da bu aslında. Mahmut Özgener federasyonu öyle bir isim getireceğiz ki kimse hayır diyemeyecek dediği zaman adres çok belliydi. İsim değil ama adres belliydi. Parayı basacağız ve en iyi hocalardan birini getireceğiz. Sonra da başarı gelecek. Futbol gerçekten bu kadar kolay bir oyun olsaydı keşke. Ama değil. Biz de o yüzden seviyoruz zaten futbolu. Hiddink'in belli bir futbol anlayışı var. Başarılı olduğu kulüp ve milli takımlarda da bundan hiçbir zaman vazgeçmedi. Çalıştırdığı milli takım ülkelerine yerleşmedi. Mesela, Rusya'da çalıştığı süre boyunca sadece 90 gün ülkede kaldı. İşin ilginç tarafı bunu sır sanmamız. Hiddink'i alırken de bu gerçekler biliniyordu. Gelirken tam not alan Hollandalı, sonuç odaklı yaşayan memleketimizde şimdi neredeyse istenmeyen adam ilan edildi.
Bir teknik adamı ya da futbolcuyu gözümüze kestirdik mi, hemen aldığı ücretten bahsederiz. Hiddink'e de benzer şeyler yaptık tabi. Almanya maçı öncesi yaptığı gerçekçi açıklamaları da es geçmedik elbette. Oysa yenileceğini bilsen de "yeneceğiz, yakacağız, yıkacağız" demeliydi. Biz böyle diyen adamarı seviyoruz sanmayın. Fatih Terim'in maaşı TBMM gündemine bile gelmişti. Hiddink ile ilgili benim aklıma takılan şey ise biraz daha farklı. Nerede yaşadığı, kaç para aldığı, futbolcu seçimleri, açıklamaları vs. Bunlar federasyonun düşüneceği şeyler. Anlamadığım ise Fatih Terim istifa edip teknik direktörlükten ayrıldığında, Oğuz Çetin'in koltuğunda kalmasıydı. Türkiye'nin en iyi teknik direktörlerinden biri olan Fatih Terim gidiyor, yerine elit kategoride olan Hiddink geliyor ama Oğuz Çetin yerli yerinde kalıyor.
Benim bildiğim ve etik olan şey şudur, bir teknik adam ekibiyle geliyorsa eğer, istifa ettiğinde de ekibiyle gider. Böylece yerine gelecek teknik adamın önünü açmış ve çalışma ortamı konusunda rahatlatmış olur. Bizde pek öyle olmadı nedense. 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan beri eleştirilen milli takım teknik kadrosunda hemen herkes değişti. Bir kişi hariç. O da, Oğuz Çetin. Ama kimse ondan bahsetmiyor. Ortada bir başarısızlık varsa, bunda Hiddink kadar, Oğuz Çetin'in de payı yadsınmayacak kadar fazladır. Olaya biraz da bu tarafından bakmakta fayda var.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



1 yorum:
Abdullah avci olacakti oguzun yerine, 2 sene hiddink ile calisip sonra direkt milli takimin basina gececekti, terim piontek gibi, ama avci kabul etmezdi herhalde
Yorum Gönder